Gece Hayatı

Thailand

Tayland gezim:
2012 yılının Eylül Ekim ayı gibi nereye gitmeyi düşünürken yaptığım araştırmalarda Tayland’ın ve özellikle Pattaya’nın benim için çok güzel bir yer olduğu kanaatine vardım ve ilk önce böyle uzak bir ülke için gerekli olan uçak bileti ve kalacak yer araştırmaya başladım. Yaptığım araştırmalarda öncelikle önüme engel ulaşım oldu. Uçak biletleri ya çok pahalı yada aktarmalı gitmem gerekiyordu. Türk Hava Yollarının direkt uçuş yapan ve 9 saatlik bir uçuş sonucu varabileceğiniz bir uçağı var ama aktarma yaparak çok daha ucuza uçabileceğiniz firmalar vardı. Bi kaç arap yada rus şirketinin yanında o tarihlerde 5-6 ay sonrası için Malezya hava yollarından biletimi aldım.  Eski bir uçak ile gittik, servis ve hostesleri çok iyi olmasına rağmen açıkcası ucağa binerken korkutacak kadar eski olduğunu gördüm.


Ucuz etin yahnisi meselesinden dolayı en ucuzuyla uçunca bunlarıda göz ardı etmemek lazım. Daha sonra skyscanner.net isimli siteden uçak biletimi aldıktan sonra kalacak yerler hakkında araştırma yapmaya başladım. Planıma göre 3 gün Bangkok 4 gün de Pattaya yapacaktım. Tüm otelleri araştırdım ve diğer forumlarda yaptığım araştırmaya göre hem güvenli hemde eğlence ve alışveriş merkezlerine yakın bir kaç yer bulup bunların arasında en uygununu seçtim. (Gece Hayatı) Otel rezervasyonlarımda yaklaşık günlüğü 100 TL tutan bedeller ile yer ayırttım. 100 TL’lik otel Türkiye’de çok lüks olmasada ilerde anlatacağım oteller beni memnun etti diyebilirim. Uçuş ve kalacak yerimi ayarladıktan sonra 5 ay kadar bir sürem olduğu için gidene kadar hem araştırma hemde oranın yerel halkıyla tanışma imkanı bulacağım bazı sitelerden bol bol Tayili kızları ekledim hesabıma 🙂 bu arada birisiyle sohbeti baya bi ilerlettik ve buluşmak için sözleştik. Tayland’a uçmama yaklaşık 2 ay kala her gün mesajlaştık, kız abayı yaktı bana desem abartmam, her gün sevgi dolu sözcüklerle birbirimize iltifatlar gönderiyorduk.

Sayılı gün çabuk geçer misali ocak ayının ortaları geldi ve ben Atatürk Havalanından Malezya havayollarının o çirkin ve eski uçağına bindim. Önce Kuala Lumpur’a ordan başka bir uçak ile Bangkok’a uçtum. Dediğim gibi uçuk eski ve kötü olsa bile personeli çok iyidi. Hele ki Türklere çok iyi davranıyorlar. Bir sorun yaşamadan Bangkok’a indim. Pasaport işlemlerinden sonra hiç uğraşmadan bir taxi’ye atlayıp yaklaşık 350 baht verip merkezdeki otelimin kapısına kadar gittim. Taksi şöförleri hakkında uyarmam gerekmiyor sanırım. Hangi ülke olursa olsun kesinlikle taksi metreyi açtırın. (Gece Hayatı)Yoksa süpriz yaşayabilirsiniz, hatta açmazsa durdur ineceğim deyin yada turizim polisini arayacağım deyin inanın öyle korkuyorlar ki hemen her dediğinizi yapıyorlar. 350 Baht dediğimde yaklaşık 20-25 TL ediyor.

Aslında taksi için çok büyük bir para değil ama Bangkok çok ucuz bir şehir ve değerinin üstünde kimse vermek istemez sanırım. Neyse otelime gidip rezervasyon işlemi yaparken açıkcası biraz zorlandım. Hemen hemen herkes ingilizce biliyor yada yardımcı olacak kadar sizle konuşabiliyor ama öyle garip bir ingilizce konuşuyorlar ki anlaşmakta ilk gün oldukca zorluk çektim. Odama çıktım, otel odası apart denilen odalardandı, içinde buzdolabı, televizyon, fırını su ısıtıcından tutunda ütüsüne kadar her şey var. Çok güzel bir yatak ve banyoda vardı. Bu arada aktarmalı yolculuğum yaklaşık 20 saat sürdü o yorgunlukla duşumu alıp uzandığımda gözümü açtığımda baya bi uyumuşum ve lobide buluşacağım Tayili kız gelmiş yazık aşağıda beni bekliyormuş, uyandığım gibi koşarak aşağı gittim, resimlerinden tanıdığım için hemen sarıldım 🙂 o uzak doğunun temkininden utangaç bir şekilde gülümsüyordu sadece. Hemen hadi yukarı çıkalım dedim, tuttum elinden yukarıya çıktık. Bu arada otel parası iki kişilik 100 TL verdim gecelik.

Orada ister bir ister iki kişi kalın aynı ücreti veriyorsunuz ve dışarıdan birisini getirmek benim kaldığım otellerde sorun olmuyordu. Dışarıdan bayan getirirseniz bayının kimliğini alıyorlar o da sizin güvenliğiniz için. Her odada kesinlikle elektronik kilitli kasalar var ve buda sizin için güvenliğiniz. Rusya yada Moldovya gibi bazı yerlerde siz duştayken paranızı pasaportunuzu alıp gitme olayları kesinlikle olmuyor. Neyiniz varsa elektronik dolaba koyun şifrenizi girin istediğiniz yere gidin. (Gece Hayatı)Kız odanızda dursun sorun olmuyor. Bu yönden çok güvenli bir ülke. Odamıza çıktık. 5 dk. konuşup anlaşmaya çalıştık ama ben hemen mevzuya girdim tabi 🙂 dediğim gibi çok utangaç oluyorlar ama 15 dakika sonra tüm tabuları yıkıp müthiş saatler geçirdik. Hayal gücünüze kalmakla aklınıza ne geliyorsa yaptık. Daha sonra hadi dışarı çıkalım dedik.

Tuttu elimden başladı gezdirmeye. Bilmiyorum hepsimi böyle ama paralı kız olmadığından beni en ucuz yerlere götürdü, hiç bir şey istemedi, hatta taksiye biniyoruz para uzatıyor, elini çekip hemen ne yapıyorsun diyorum? Ben dururken sen mi vereceksin? Yemek yiyioruz yine aynı hareketler. Yemek yemeye giriyoruz 100 Bahtlık yemek yiyor onun da parasını verecek oluyor(Bu arada 100 baht yaklaşık 5 TL falan) 🙂 müsade edermiyim. 5 TL karşılığı verip centilmen bir erkek oluyorum birde 🙂 Akşama kadar şehir turundan sonra yine odamıza gittik, sabaha kadar yine malum 🙂 gece uyuyoruz bi uyanıyoruz bakıyorum kız üstümde, sonra işimizi bitirip yine yatıyoruz sonra sabaha karşı bi daha uyanıyoruz bi bakıyorum yine işimize bakıyoruz 🙂 sabaha kadar ara ara sürdü anlayacağınız.

Sabah olunca işe gideceğim akşam yine gelirim dedi. Dediği gibide gitti sabahtan akşam yine aynı saatte kaldı. Akşama kadar kendim şehirde turlamaya çalıştım. Çok güvenli şehir ama yinede ilerleyen konularda bazı uyarılarımda olacak. Akşam gelir gelmez girmedik odaya alış veriş merkezine götürmesini söyledim, gittik, kendime elektronik eşyalardan aldım, bi kaç hediyelik, ona hiç bir şey almadım, bir ihtiyacın var mı dedikce gülüp çok hoşsun deyip kısa kesiyordu, yine 4-5 TL’lik yemek yiyor parasını verecek oluyordu. Ufak tefek ama çok güzel bir kızdı. Akşam gezmemiz bitince yine otel odası yine sabahlar olmasın 🙂 Ne gece klüplerine götürme ne para yedirme vardı. Ama işte Türklüğün abazalığı tutunca olmuyor.

Beraber çıkınca benim gözlerim diğer kızlara kaymaya başladı, her istediğimi elde edince sağa sola kızlara gözüm kaymaya başladı, herkes sizi davet ediyor(çoğu paralı), çeşitli tahrik edici kızları gördükce bu kızla ayrılma zamanı geldi deyip ertesi günü Pattaya’ya doğru yola koyuldum. Patttaya’ya benle gelirmisin dedim, geri döneceğim diyede belirttim. İşim var, geri geleceksen burda görüşürüz dedi. Ben kendim Pattaya’yaya doğru yola çıkmak için yine baraber otelden çıktık, beni Pattaya’ya giden bir minübüse bindirdi, 20-30 baht karşılığında Bangkok’dan Pattaya’ya gittim. Yaklaşık 2 TL bilemediniz 3 TL yapıyor. İsterseniz 1-2 saatlik yolu taksi ilede gidebilirsiniz ama 2000 Baht istiyorlar taksiler. Birde elinizde valiz görünce taksiler hemen taciz etmeye başlıyorlar. Siz siz olun kolay kolay taksi kullanmayın orda. Geldikten sonra öğrendim Skytrain ile yani tranway yada metro tarzi bir ulaşımla havalanından tam otelin önüne 20-30 bahtada gelebilirmişim. Yani 1-2 TL’ye gelebilecekken taksi ile 20-30 TL’ye gelmiştim.

20 Baht karşılığında minübüsle Pattaya’ya geldim ve bir yerde indirdi beni. Oteli bulana kadar dokuz doğurdum. Kimse bilmiyorum diyordu. Motorsiklet ile taksi görevi gören ve 100 Baht alan sürücünün birisi ile anlaştım beni otelime götürdü. Orada her yere 50-100 baht verip motor sikletli sürücülerle gieceğiniz yere gidiyorsunuz. Onlarla dahi pazarlık yapmaya çalıştım 🙂 Orada her şey pazarlık bunu sakın unutmayın. Şimdi yazarken ne kadar cimri davrandığımı anlıyorum. Motorsikletten inince 100 baht(5 TL) dediğini bende 50 baht diye direttiğimi hatırlıyorum. 2 TL indirmek için baya bi dil döktüm, gerek yokmuş. Pattaya’da ki otelime gelince Bangkok’da ki otelime göre iyi bir otel değildi açıkcacası. İner inmez zaten Pattaya’ya her yer Antalya’nın ilçelerinde ki gibi küçük esnaf alışveriş merkezleri, adım başı masaj salonu ve çok daha sıcak havasından dolayı indiğim gibi çok itici geldi bana. Direk indiğim gibi geri Bangkak’a gitmek istedidim ama otelimi önceden ayrıttığım için mutsuz mutsuz otelime gittim.

Ibısh otel’di. Daha önceki araştırmalarımda Türk acenta firmalarının hep  götürdüğünü duyduğum için oradan yer ayırtmıştım ama otel otası normal temiz ama Bangkok’da ki otelime göre daha kötü bir yerdi. Gelir gelmez üzerimi değiştirdim ve meşhur Walking street sokağına gitmeye karar verdim, havada kararıyordu, Pattaya’da dolmuş gibi kullanılan bizdeki arazi taşıtları var. Arkasına biniyorsunuz 20 baht veriyorsunuz, tüm sokaklara gidiyor. Sakın ama sakın taksiye binmeyin hatta motorsiklet taksilerinede binmeyin. Motorcular 100 baht alıyor, taksilerde ne denk getirirse, ulaşım, yiyecek inanın burda daha da ucuzdu Bangkok’a göre. Walking street’in o meşhur girişnden girdikten sonra kendinizi başka bir dünyada buluyorsunuz. Sağınızda solunuzda ladyboy denilen bizdeki travestiler, zenciler, direk boy denilen gayler, ne ararsanız burda var. Bende bir mide bulantısı başladı girer girmez. Sağlı sollu barlar, clupler, gogo denen sex üzerine kurulu gece kulupleri, her yerde masaj masaj diye bağıran tayili kızlar yada ladyboylar 🙂

ladyboylar konusunda ayrı bir husus açmam lazım inanın Tayi kızlarından daha güzel gözüküyorlar ve anlama şansınız konuşmazlarsa nerdeyse imkansız, eğer karar verirseniz böyle birisiyle önceden sorun ladyboy musun diye yoksa odada bir süpriz sizi bekliyor olacak 🙂 4 gün burda nasıl gecer diye düşündüm ilk indiğim andan beri çünkü burda her şey seks üzerine kurulmuş ve o kadar seviye yerlerde ki kendimi de küçük görmedim desem yalan olur. Neyseki internet üzerinden önceden burdada bir kız ile tanışmıştım, ertesi gün onunla buluştum. Ama bunun elini dahi tutmadım, son model bir arabası vardı, attı beni arabasına, şehir dışında chun bari denilen ve yerel halkın oturduğu yerlere götürdü, ilk başta açıkcası tırstım. Düşünün dünyanın öbür ucunda kız arabasına atıyor beni hiç bilmediğim yerlere götürüyor, doğasıyla müthiş güzel yerlere götürdü beni, bol bol resim çektim, akşam olunca otelime getirdi, oda benimle geldi, bugün seninle uyumak istiyorum dedi. (Gece Hayatı)Tamam dedim, sabaha kadar yanımda arkadaş gibi yattı, Pattaya indiğim ilk günden beri belki seksten mi soğudum o seviyesizlikleri gördükten sonra bilmiyorum bi girişimdede bulunmadım, ertesi günü yine beraber gezdik tüm şehri. Gezilecek merkezde özel bir şey yok açıkcası, bol bol bar, masaj salonu, bi kaç alış veriş merkezi, seks için gidiyorsanız tam yeri ama beni tatmin etmedi. İkinci gün sonunda kız bir yere gidecekmiş o gittikten sonra kendim artık şehrin yerlisi gibi her yere gidebiliyordum çünkü karışık bir yer değil, 20 baht(1 TL kadar) verip arazi taşıdından bozma dolmuşa binip Walking Streete gidiyor baştan başa yürüdükten sonra bazen bi kaç bara yada gogo denilen stripriz dansları yapılan yere girdikten sonra yürüyerek otelime geliyordum.

Walking Street denilen yer ile otelim yaklaşık yürüme mesafesi ile 25 dk. sürüyordu ve sahil boyunca yürüyordum. Gece gelirken 25 dk. bu yolda eğer barda yada klüblerde aradağınızı bulamazsanız temiz olduğuna güveniyorsanız her aradığınızı burda bulabilirmisiniz. Tek başıma burda yürürken 1 dk. bir yanıma bir bayan yanaşıyor hepsini elimin tersiyle kırmadın no no deyip uzaklaştırıyordum. Seksi bulmanıza gerek yok, onlar sizi gelip buluyor. Bu arada başa dönmek gerekirsez kaldığım otel girişte benden fazladan 3000 baht yani yaklaşık 100 dolar aldı çıkarken geri vereceğiz dediler. Anlam veremedim niye alıyorsunuz niye vereceksiniz diye ama tamam dedim. Mantıksız gibi gelen bu olay çok işime yaradı. Yazının ilerleyen kısımlarında bunlarada deyineceğim.

 Thailand gece hayatı

Neyse 2. gün sonunda 3. gün sanırım ortamada yavaş yavaş alışmış olmalıyım artık birini otele atma kararı aldım, yol kenarında bana karşı gülen bi Tayili kız vardı, yanına gidip direk öküz gibi kaç para dedim, 300 baht dedi, 200 baht dedim, tamam dedi 🙂 bu kadar, sonra tuttum elinden otele götürdüm, kimliğini görevliye verdi, odaya girdiğimiz gibi duş aldık, işimizi gördük, ben yine duşa girdim, buradada elektronik kilitler olduğu ve para pasaport içinde olduğu için hiç gözüm arkamda kalmadan ben duşuma girdim, onada gidebilirsin dedim, ben duştan çıktıktan sonra telefonla lobiyle konuşuyordu ve beni istediklerini söyledi, telefonu aldım, resepsiyon bayan çıkacakmış izin veriyormusunuz dedi. Tamam haberim var deyince kızı yolladım. Eski sovyet ülkelerinde yaşanılan o süprizin bu ülkede yaşanacağını sanmıyorum.

Müşterilerin güvenliklerini almış adamlar. Yani ben paramı dışarda unutsam buda alıp kaçamıyor bile kimliği resepsiyonda ve benim çıkmam için resepsiyona söylemem gerekiyor. Kendimi iyice güvende hissetmeye başlamıştım, gece gündüz her yerde elimi kollumu sallaya sallaya gezdim açıkcası. Bir çok ülkeye gittim hiç bir ülkede tek başına bu kadar rahat dolaşmadım ama son gece ki aksilik olmasaydı 🙂 neyse geleceğim oraya. Son gecemden bir gün önce yine çıktım meşhur walking streete gittim, bu arada şunu söyleyeyim o kadar çok türk ve arap var ki ortalıkta yemek sıkıntısı çekmiyorsunuz, Tayi yemekleri yemeniz mümkün değil, iğrenç kokuyorlar, zaten sokaklarda eliniz burnunuzda geziyorsunuz ancak o kadar çok arap hintli rus ve türk restorantları ve turistler varki yiyecek uygun fiyata bir şeyler her zaman buluyorsunuz.

Kızlarına gelince Tayi kızlarını hiç sevemedim, o Bangkok’da ki buluştuğum kız dışında. Çoğu esmer, çekik gözlü, böyle bana bir itici geldiler. Bangkok’da ki kız arkadaşım beyaz tenli olunca bana çekici geliyordu ama Pattaya’da hepsi kara kara ve ufak çekik gözlü, japon yada çinli gibide değil. Bende sadece rusların olduğu ve rus kızlarını çalıştığı gece kulubüne gitmeye karar verdim. İsim yazmıyorum çünkü walking streetin içinde Only Europan Girl yazan bir clüb zaten gözünüze çarpacaktır. Her şey her türlü club bu walking street denilen yerin içinde.

Klube girdim, girer girmez sarışın kadın görmeyi özlemişim, hemen oturdum, bir içecek istedim, sonra ilerde kızın birisi gülüp duruyor, çağırdım yanıma, konuştuk, bir şeyler söyledim ona, o içti, ben içtim, stripiz yaptı, biraz para taktım, sonra kalkıp gittim, Şunu da söylemek istiyorum, buralardan kız çıkartmak çok zor, Tayili gibi değiller, içecekler de diğer yerlere göre daha pahalı ama bana daha elit geldiği için en çok burasını sevdim, kız belki coğrafyadan dolayı bana daha yakın geldi. Hep onunla ilgilendiğimi belli ettim oda bana özel bir ilgi gösterdi.

Ardı ardına içecek isteyip sizi yolan tiplerden de değildi açık söylemek gerekirse hatta elindeki içeceğinin sonunu içmeye çalışırken elinden aldım bardağı garsonu çağırtıp ne içeceksin deyip yeni içecek almasını sağladım, diğer ülkelerde ki gibi iki yudum alıp sonra bırakıp bir daha içki istemiyorlar, kendimi bu ülkede çok rahat hissettim, para biriminin bizim para birimine göre düşük olmasıda kendimi Türkiye’ye gelen avrupalı turistler gibi hissetmemi sağlamadı değil 😀 çok hoş oluyormuş.

Ordan çıktıktan sonra bence Pattaya’nın en iyi klubü olan ve Walking Street’in sonunda olan Mixx culuba gittim. Girdiğimde iki bölüm vardı. İlk bölümde güzel avrupalı(rus) kızlarında olduğu dans pistinde birbirinden güzel dans ediyorlardı. Bi kaçının yanına yanıştım ama çok da o işlerden anlamadığım için açıkcası pek yüz vermediler, sonra genç güzel bir tayili kız bana bakıyordu, ben ona baktım, o bana sonra yanina gidip bir şey içermisin dedim. Bir şeyler demeye çalışıyor, anlamıyorum, what what derken daha sonra Türkçe para para demez mi 😀 Dedim hay senin. Türkler o kadar çok ki burda bunları öğretmişler işte. Kaç para dedim? 2000 Baht dedi.

Aslında bize göre düşünürseniz 100 TL kadar tutacak bu para bu kız için çok değil ama bir gün öncesi 200 bahta otele kız götürdüğümü düşünürseniz çok olduğunu anlayacaksınız, bir şey içersen gel söyleyeyim yoksa ben gidiyorum deyip bu güzel mekandan çıktım, gidecek varsa kesinlikle Mixx club tek gecerim ancak girişte öyle spor yada şort la falan girmeye çalışmayın almıyorlar, biraz klüb kültürüne göre giyinin, ordan çıkıp yine o sahilden otelime doğru giderken Tayili kızlar yanaşıp bum bum deyip duruyorlardı.

Bum bum orda sex anlamına geliyor 🙂 ben elimle ite ite istemediğimi nazik bir şekilde söyleyip otelime giderken çocuk yaşta bir kız gelip yine bum bum deyip kıcımı başımı oynayınca no no deyip hafifden kırmadan itekledim tam giderken elinin cebime girdiğini hissettim nedendir bilmiyorum elimi cebime atıp kontrol etmem 2-3 dakikamı aldı. Sonra cebimdeki paranın tamamını cekdiğini anladım, arkama döndüğümde yeller esiyordu tabi ortalıkta, nerdeyse 150 dolar kadar vardı ki 150 dolar orası için inanın çok büyük para, aptal aptal bakındığımı hatırlıyorum çevreme, planımı ucu ucuna yaptığım için 150 dolar kayıp beni ürpertiye sürükledi, otele gittim, gitmeme bir gün vardı, rezervasyonum bitiyordu, ne yapacağım derken otele girerken vermiş olduğum fazladan 100 dolar aklıma geldi, otelde bir gün daha kalacağımı söyledim, size verdiğim parayı kulalnmak istiyorum dedim, otelde bir gün daha rezervasyon yaptırıp üstünede artan parayıda verdiler 🙂

Son gecemde de o hazin olaydan dolayı neşem kaçmıştı, sadece çıkıp standları gezip aval aval bakındım, Bangkok’da ki kızada gelemeyeceğimi burdan direk havalanına gideceğimi yazıp kendisine iyi bakmasını söyledim, Pattaya’dan Bangkok havalanına giden otobüsler var. 100 bahta yani 5 TL’ye sizi havalanına kadar götürüyorlar. Onlara ertesi gün binip havalanına kazasız belasız geldim. Ordan yine Malezya havayollarıyla memlekete döndüm. (Gece Hayatı)Tayland hakkında genel olarak toplayacak olursam, çok parayla yanınızda gezmeyin, gerçekten çok güvenli bir yer bence ama taşkınlık yapmayın o ufacak tayili adamların aşırılık yapan inigilizleri nasıl devirdiklerini kaç kere duydum, değerli eşyaları otelde kasanızda bırakın, amaç sadece sex ise pattaya sizin için paha biçilmez bir yer ama ben gibi biraz daha şehir havası almak aynı zamanda o işlerede bakmak istiyorsanız Bangkok daha güzel bence. Aklıma şimdilik bunlar geliyor. Daha detaylı sormak isteyenler yorum yazarsa herkese cevap yazmak isterim.

*******************************************************************

Bu yaşanmış gerçek hikayeyi sitemiz müdavimlerinden Black Dream kardeşimize sitemize yayınlanması için göndermiştir. Sizde gerçek yaşanmış hikayelerinizi anlatmak istiyorsanızsa lütfen gecehayati.biz@gmail.com adresine mail atın.

Yorum