Gece Hayatı

Lizbon

Lizbon’un en sevdiğim 3 özelliği var. Gece hayatı/Eğlence hayatı, Lizbon gece treni ve İstanbul’a çok benzeyen yapısı yani yedi tepeli oluşu.


İspanya’nın başkenti Madrid’deyim.(Kısa süre sonra Madrid gece hayatı yazımı da yayınlayacağım) Günlerdir Madrid’de kaldıktan sonra buraya kadar gelmişken Portekiz kenti Lizbon’a gitmeye karar verdim. Lizbon’u daha önce çok duymuştum ama gidip görmek hiç nasip olmamıştı. Sanırım artık zamanı geldi ve gitmeye karar verdim. Önce Madrid’deki işlerimi hallettim ve Tren saatlerini öğrenmek için İstasyona gittim.

“Ulaşım Mükemmel”

Madrid’den Lizbon’a gitmek için gittiğim Tren istasyonunda Tren saatlerini öğrendiğimde çok sevindim. Çünkü Lizbon treni akşam Madrid’den kalkıyor ve oradan geri dönüşte yine bir akşam treniyle Madrid’e gelip sabah burada olabiliyorsunuz. Gece saat 10’da yani 22:00’da kalkan Tren sabah sekiz gibi Lizbon kentine varıyor. Böylece gidiş gelişte 2 gece otel parası vermekten kurtuluyorsunuz.

Sabah saatlerinde vardığım Tren istasyonunda indikten sonra gidip bir kaç kahvaltılık aldıktan sonra güzel bir kahvaltı yaptım. Kalacağım otel ne yazıkki öğleden sonra 14:00’da yani saat ikiden önce check-in yani giriş yapmadığı için ve ben sabah erken saatlerde Lizbona vardığım için hemen bavullarımı Tren istasyonundaki Locker’lere bırakıp gezmeye koyuldum.

Şehir merkezine yürüyerek gitmeyi tercih ettim. Bunu sizde yapabilirsiniz. Önce sahil kenarındaki bir Turist İnformation’dan bir kaç şehir içi broşür aldıktan sonra başladım şehir merkezini gezmeye öğlene doğru meydandaki beleş konseri dinledikten sonra bit Türk dönercisi gördüm ve bir güzel mideme ziyafet verdim. Saat öğleden sonra 4 gibi İstasyon’a geri geldim ve çantamı alıp Otelime gittim. Giriş işlemlerimi yaptıktan sonra her zaman yaptığım gibi ilk önce bir güzel duş aldıktan yatağıma atladım ve geceye kadar uyudum.

“Gece Yarısın saat 01:00”

Gece yarısı saat birde uyandığımda çok üzüldüm. Çünkü bir gece geçiyordu ve ben hala Lisboa yada Lizbon gece hayatına atılmamıştım. İlk gecemi boş mu geçiriyorum nedir diye üzülürken hemen üstümü giyinip attım kendimi sokaklara. Bir Pub’da takılırken yanıma oturan hoş sohbet bir Lizbonlu bayan garsondan bazı güzel cümleler duyunca üzüntüm geçti. Bana şöyle söylüyordu: Bu kentte gece hayatı gece yarısından sonra başlar, henüz geç kalmış sayılmazsın. Sokağa göz attığında gördüğün insanların tamamı gece geç saatlerde buraya geldiler. Zaten 10 gibi filan gelseydin buralarda kimseyi bulamazdın. Kadını çok sevdim baya güzel muhabbet ettik.

Muhabbet ederken gözüme ilginç detaylar çarptı. Örneğin hemen her kentte olan uyuşturucu satıcıları burada sanki biraz daha fazlaydı. Yarım saatte bir farklı yüzlerle gelen bu satıcılar ihtiyacımız olup olmadığını soruyorlardı. BU durumdan rahatsız olduğumu söyleyebilirim.

lizbon gece hayati

“Bairro Alto tavsiyesi”

Garson kızla muhabbet ederken daha fazla vakit kaybetmemek için bir kaç öneri aldım. Lizbon gece hayatı Bairro Alto bölgesinde yaşanır dedi. Hemen volta mı alıp o bölgeye doğru bir taksiyle yola çıktım. Sahil kenarında olan bu bölgeye yaklaştığımda gelen sesler üzerine doğru yolda olduğum kanısına vardım.

Bu bölgede hayli kalabalıktı. Gece hayatı sevenlerin hemen hepsi buradaydı. Yaklaşık 50000 kişiyi ağırlayabilen Bairro Alto bölgesi için artık kendimi hazır hissediyordum. Benim gibi eğlence düşkünleri için bu bölgede bazı tavsiye mekanlar söyleyebilirim: Avenida 24, Alcantara ve Doca De Santo Amaro güzel mekanlar. Klasik Kulüp müziği sevler için de Parque dos Naçoes ve Santa Apolonia gibi semtlerde bulunan mekanlar ilginizi çekebilir ayrıca.

Not: Bairro Alto bölgesine gelmek için ayrıca tramvayları da kullanabilirsiniz.

“Fado Müzik Burada”

Fado müzik türünü sevenler için Lizbon birebirdir. Bu müzikleri dinleyebileceğiniz onlarca ve hatta yüzlerce Bar veya Pub bulabilirsiniz bu kentte. Ayrıca meraklılar için Fado müzesi var bu kentte. Ziyaret edilebilir. Bazen şöyle bir noktaya da dikkat ettim. Burada bazı barlar çok ufak. Yani 3-5 kişilik barlar var. İnsanın be hey kardeşim bu mekanı neden açtın diyesi geliyor 🙂

“Dockas Bölgesi”

Bu bölgede de sayısı az olmayacak kadar eğlence mekanı var. Yalnız bu bölgenin farkı burada çok sayıda şık ve paralı mekanlar var. Şayet yeterli derece de paranız yoksa buraya gelmenizi önermiyorum.

“Kadınlara Özel günler”

Lizbon gecelerinin bir diğer özelliği ise kadınlara has günler ayılmaları. Örneğin “Women’s Night” ve “Ladies’ Night” gecelerinde kızlar doyasıya eğlenebiliyor. Siz erkekler olarak içeri girebilirsiniz ama ücretini ödemelisiniz.

Son olarak Lizbon’un en güzel tarafı gece hayatının dışarıda yaşanıyor olması. Mekanlarda çoğu kişi eğlenmiyor ve direk sokaklardalar. Bu şehir diğer Avrupa şehirlerine nazaran daha ucuz. Evet bunu söyleyebilirim. Bu kentte dikkat etmeniz gereken tek şey ise hiç kuşkusuz Uyuşturucu satıcıları olacaktır. Tanımadığınız kimselerde asla yabancı maddeler almayın lütfen.

Sizle Lizbon kentinde gezmeniz için gezi önerilerinde buluna bilirdim ama bununla ilgili internette yeterince bilgi bulabilirsiniz. Bu sayfada gece hayatı ve Ulaşımı hakkında bilgiler vermeye çalıştım. Son olarak Lizbon’dan Madrid’e geri dönecekler için yine bir gece treni mevcut.

Lizbon eğlence hayatı hakkında sizinde önerileriniz varsa lütfen bu sayfanın altına yorum olarak yazın. Okuyucu sayısı hayli fazla çünkü.

Yorum

    • Kesinlikle hafta içi, çok kalabalık olmayan yerlerden uzak durmalısınız, sigara isteme bahanesiyle etrafınızı sarıp, her şeyinizi gasp etmek için üzerinize çullanıyorlar.

  • Lizbon’a Türkiye’den gidecekler için özellikle çocuklu aileler bu yazımı mutlaka okumasını tavsiye ederim.
    Öncelikle Lizbon için herhangi bir tura ihtiyanız yok. Ayrıca İstanbul’dan THY ile gitmenize gerek yok. Çünki Portekiz Hava Yolları ile THY ortak sefer yapıyor. Yani Portekiz Hava Yolları ile neredeyse yarı fiyatına aynı uçakta seyehat edebilirsiniz. Sadece giderken CIP kullanmayacaksınız. Lizbon’da otel rezervasyonuzu şehir merkezinde booking com üzerinden yapabilirsiniz. Kahvaltı dahil olanları seçmenizi tavsiye ederim.
    Pekçok Portekiz yazısında yemeklerin ucuz olduğunu okuyabilirsiniz. Verilen servis kalitesi, ve bize göre belki değişik ama ikinci günde sıradanlaşan yemekler için bu fiyatlar çok bile. Eğer siz de Fransa, Almanya veya Türkiye’de ki alışık olduğunuz servis ve hizmet kalitesinde bir yerde yemek isterseniz fiyatın otamatik olarak kişi başı 45 Euro seviyesine çıktığını göreceksiniz.
    Şehir merkezinde her yere yürüyerek gitme imkanınız var. Sadece Belem için bizdeki hafif metro benzeri merkezden kalkan 15 numaralı tranvaya binmeniz yeterli. Belem parkları ve nehir kıyısındaki restoranlarıyla güzel bir yer. Ayrıca anıt ve tarihi yerleri de size güzel fotoğraf çekme imkanı verecektir.
    Çocuklu aileler için metronun mavi hattı ile hayvanat bahçesine ulaşma imkanı var. Ama metro’ya ulaşmak için çocuk arabanız var ise merdivenleri elinizde taşıyacağınızı önceden uyarmak isterim. Metro çok bakımsız. Günlük kart alıp kişi başı 6 Euro ödeyerek Hayvanat bahçesine gidebilir sonra dönüşte ünlü asansör için aynı kartı kullanabilirsiniz. Aynı gün içinde bu etkinliği yapmayı planlıyorsanız ekonomik.
    O çok meşhur Tram 28 seyahati tam bir hayal kırıklığı. Onun yerine 45 Euro verip tuk tuk denen üç tekerli motoguzi turu alın sizi bir saat içinde tüm gezilecek ve panoromik resim çekeceğiniz yerleri gösteren özel turunuzu yapabilirsiniz. Ayrıca tuk tuk sürücüsünün rehberlik hizmeti de cabası.
    Sakın ama sakın Sinta veya Cascais için tur almayın. Cascais güzel bir sahil yerleşim yeri ve burada bir gün geçirebilirsiniz. Dilerseniz Trenle gidin veya taksi ile. Taksi ile 20 Euro tutuyor. Diler 20 Euro ile gidip orada yemek yer ve gezer sonra tekrar 20 Euro’ya dönersiniz. ki bu size oradaki ulaşım için de 10 Euro harcanız 50 Euro’ya çok rahat bir gezi olur. Turlar kişi başı 45 Euro’dan başlıyor.
    Sintra için de kesinlikle tren ile gidin oradan pena sarayına ring seferi yapan otobüslere veya gene taksi ile gibip olayı çok daha ucuza ve aynı zamanda kısa sürede gerçekleştirme imkanınız var. Sintra yemek için alışageldiğiniz Portekiz fiyatlarından pahalı. İki katı diyebilirim. Onun için boşuna yemek için Sintra da para harcamayın. Ayrıca servis edilen şarap da kaliteli değil.
    Tüm bu uyarıları dikkate alarak, şehrin tam merkezinde kahvaltı dahil dört yıldızlı bir otelde, bir çocuklu üç kişiken oluşan bir aile için üç kişilik uçak bileti dahil 2300 Euro’ya gerçekleştirebilirsiniz.
    Buna taksi ile Cascais ve Sintra’ya gitmek. Şehrin içindeki belirtiğim turlar, öğle ve akşam yemekleri, Hayvanat bahçesi, saray ve müze girişleri, Havaalanı tansferleri ve hatta Hard Rock Lisbon’dan alınan hediyelik eşyalar dahil.
    Bu arada önemli bir uyarıda daha bulunmak istiyorum. Dönüşte Avrupa Birliği vatandaşları dışında olanlar için sadece iki gümrük polisi görev yapıyor. Kuyruğun uzunluğu tahmin edemezsiniz. Dönüşte panik yaşamak istemiyorsanız ve bizim gibi THY görevlilerine ulaşıp durumu bildirme şansınız yoksa siz siz olun en az 3 saat önce havaalanında olun. Bu arada Tax free alışverişiniz olursa bunun için de en az ayrım saat ayırın .
    Çok abartılı Portekiz yazılarını okuyarak etkilenmiş biri olarak bir de bu açıdan Portekiz’i tanımanızı istedim.