Gece Hayatı
Kemer Hikayem

Kemer Hikayem

Sene 2001, artık Rusçamız ilerlemiş, ilerlemiş derken kendi ekmeğimizi çıkaracak kadar, Kemer’deyiz, takılıyoruz işte, otel çalışanları ile arayı yapmışız. Otele giderken hediyeler falan, arada sırada bir-iki karton sigara dağıtmalar falan, neyse ortamımız iyi.

Pool barda otururken otelin fotocusu geldi yanıma, abi bir hatun var dedi, kimseye pas vermiyor, bana bile deyince merak ettim hatunu, bizim fotocu (adına Hasan diyelim, anlaşılmasın) nasıl yakışıklı bir çocuk, götüremediği hatun yok, böyle deyince merak ettim, nasıl bir hatunmuş bu diyerekten.

Göster bakalım şu hatunu dedim, abi hatun bak havuzda yüzüyor dedi, neyse bir süre izledim hatunu, ancak havuzda başında büyük bir şapka, gözünde yüzünün yarısını kapatacak şekilde güneş gözlüğü, ama makyaj full. Neyse hatun çıktı havuzdan, aman allahım o ne, o nasıl bir fizik, kusursuz, hatunun yüzünü görmem lazım derken bizim Hasan abi boşuna bakma hatunu kimse götüremedi, kimseye pas vermiyor, animatörler takıldı yok, barmenler, garsonlar, masaj yaptırmış yok, beni bilirsin hiçbir hatuna fazla asılmam, bana da yüz vermedi. Ne oğlum bu firijit falan mı derken, hatun şapkayı-gözlüğü çıkardı, vay vay vayyyyy…. Gerçekten çok güzelmiş. Oğlum dedim bu ne, abi bende görmedim böylesini, Gecehayati.biz hatun güzel güzel ama aynı zamanda da acaip asil belli.

Havuzda yüzüşü, şezlongda yatışı bile acaip asil. Abi dedi resepsiyonculara sordum 5 gün sonra gideceklermiş, hatun mundar olacak yazık deyince, ben bu hatunu ayarlarım dedim. Hadi ya yapamazsın falan derken, bizim animatörler falan geldi, garsonlar falan, başladık yaparım yapamazsın koyun iddiayı dedim. Tamam dediler, ben kaybedersem bunların alayını Uluderede balık-rakıya, kazanırsam bunlar beni o hatunla Aura diskoda ağırlayacaklardı. Tamam dedim, süre koyduk 1.5 gün (36 saat) içerisinde ayarlamam gerekiyordu hatunu.

Süreyi başlattık, hadi dedim işinize beni yalnız bırakın, başladım düşünmeye, klasik yöntemler işe yaramayacaktı bu hatunda belli, hatun olayı aşmış, 8-9 yaşında bir kızı var, bir de kız arkadaşı ile gelmiş (padruşkası yani).

Gittim biraz önünde yüzdüm, oralarda dolaştım, ama hatunda tıs yok, çevresi ile ilgili değil.

Geldim bara bir içki aldım, düşünüyorum, tamam dedim buldum. Çağırdım fotocu Hasanı, Hasan dedim git hatunun havuzda, güneşlenirken vs. fotoğraflarını çek dedim. Adamın zaten işi bu gitti, 20-30 kare fotoğrafla geri döndü. Fotoğraf makinesinden bakıyorum, bir pozunu yakalamış mükemmel bunu ve birkaç tane daha seçtim, bunları bir A4 kağıdı kadar büyütebilirmisin dedim.
Yaparız abi dedi, ancak öğleden sonra olur dedi, tamam dedim bunları büyüt, bir de büyük zarfa koy bana getir dedim. Hasan öğleden sonra Kemer merkezden geldi, laboratuvar orada, baktım resimlere süper. Ne yapacaksın abi şimdi dedi, sen dedim ayrıl yanımdan, 10-15 dakika sonra, hatunun yanına gittim zarfı uzattım bu size dedim ve geldim tekrar masama, sandalyemin
yönünü başka tarafa çevirdim, barmende arkadaşım, sordum hatun ne yapıyor çok dikkatli bakmadan anlat bana dedim. Abi hatun zarfı açtı, yanındaki kız arkadaşıyla bakıyor, acaip şaşırdı, sürekli bakıyorlar ve seni gösterip duruyor kız arkadaşına dedi. Tamam dedim bakma o tarafa işine bak dedim, ancak barmene bak dedim bu hatun maksimum 15-20 dakikaya kadar benim yanıma gelecek.
Neyse aradan 10-15 dakika geçti, abi dedi hatun bara doğru geliyor, tamam dedim, hatun geldi bara bir bira istedi, ama benim masaya bakıyor, yan gözle anlayabiliyorum. Aldı birasını tam şezlonguna doğru gidecekken durdu ve geldi benim masaya “afedersiniz dedi, bu resimleri bana neden verdiniz?”. Tamam yeme gelmişti artık, lütfen yanlış anlamayın dedim, kendi resimlerimi ararken,
fotoğrafçılar resimlerinizi çekip bir panoya koyarlar ya, küçük küçük oradan seçersiniz, büyüttürürsünüz beğendiklerinizi, sizim resminiz o kadar etkiledi ki beni, kendi resmimi bir türlü bulamadım, gözlerimi sizin resminizden birtürlü alamadım dedim.
Hatunu götürdüm panoya, orada gösterdim resmini, bakın dedim, bu birkaç fotoyu büyüttürüp size hediye etmeseydim, yok olup gideceklerdi belki, gönlüm elvermedi dedim. Tekrar masama geldim, hatun dikiliyor masada, buyur bile etmedim özellikle, ona takıldığımı anlamasın diyerek. Hatun durdu durdu çok teşekkür edip gitti. Tamam dedim bu iş, biraz daha oturduktan sonra, akşam yemeği yaklaştığından odaya çıktım hazırlandım.
Gittim yemeğimi yedim, havuz barın orada akşam yemeğinden sonra animasyon oluyor, sonra disko, güzel bir masaya oturdum. Arkadaşlar geliyor masaya, abi çok şıksın, oğlum diyorum bu akşam işim var, bu akşam gelmeyin benim masaya beni yalnız bırakın gibilerinden muhabbetler, derken millet dökülmeye başladı yemekten sonra, masalar yavaş yavaş doluyor.
Ben bir kadeh kırmızı şarap almışım, derken bizim hatun-kız arkadaşı ve kızı yemekten sonra dışarıda turlamışlar galiba geliyorlar…. Geldiler havuz kenarındaki bir masaya oturdular, 5-6 dakika sonra bizim hatun masadan kalktı, bara geldi bir kadeh kırmızı da o aldı ve benim masaya gelip iyi akşamlar dedi, iyi akşamlar dedim, yalnızsınız galiba deyince evet dedim, oturabilirmiyim deyince, tam ben söyleyecektim dedim, hızlıca kalktım saldalyesini tuttum.
Başladı muhabbet, hatun yerlere düşüyor, malum bizim Rusça kırık, bildiğim kadarını anlatıyorum, bazen anlamıyor başka kelimeler ilave ediyorum, anlayınca ne anlatmak istediğimi başlıyor kahkaha atmaya. Acaip eğlendi hatun, dans mans, o asil hatun gitti dişi bir canavar çıktı içinden. Kız arkadaşını ve kızını da çağırdı masaya tabi iznimi isteyerek, tamam dedim, çocuk animasyonu yapan bir kız vardı otelde, Türkmen gittim rica ettim, biraz bahşiş verdim, kadının kızıyla ilgilenmesini sağladım, yani onunda gönlünü almış oldum.
Gece 24:00′da küçük otellerde bar kapanır, disko kapanır genellikle, davet ettim hatunu dışarı çıkalım diye, razı ettim. Çıktık, eğlendik, bir iki jest falan otele dönünce havuz kenarında oturma teklifimi kabul etti, epey bir oturduk, gecenin 3-4′ü olmuştu, hatun kendisi yapıştı zaten, sonra da çıktık odaya. Kalan 4 gününü benimle geçirdi.
Sonra gidince netten görüşmeler falan, hatun ağlıyor sızlıyor, tekrar geldi tatile eylül ortası gibiydi, beraber güzel bir tatil yaptık. Ukrayna’da Nadrabank diye bir bankada üst düzey yönetici, kışın Ankaraya geldi. Sonra da ben gittim Kieve, nisan ayı gibi, 1 ay kaldım onun evinde. Nerelere götürdü beni Kievde ne ortamlar, ne ev partileri, ama izin vermedi, bırakmadı beni yalnız, gündüzleri o işteyken takıldım kendi başıma ancak sadece takıldım işte.

Buradan çıkarılacak sonuç, ayarlanmayacak hatun yoktur, Rus-İngiliz-Türk-Fransız vs. farketmez. Yöntem önemli, klasik yöntemler işe yaramıyorsa yaratıcı olmak lazım. Nihayetinde genetik kodlarımız böyle yazılmış, kadın kaçar erkek kovalar. Kadın tavlanmak ister.. Bu kadar basit.

Birde kadınla yaptığımız tatil bitişinde havaalanında olaylar oldu, tam komedi. Onu da anlatırım bir ara, hadi hayırlısı…

****************************************************************

Kemer Hikayem tavsiyelerini sitemize gönderen lavyelas isimli müdavimimize Teşekkürü bir borç biliriz. Sizde makale göndermek isterseniz lütfen gecehayati.biz@gmail.com adresine mail atınız.

Yorum

  • lavyelas hocam yine güzel bir anınla sitemizdesin teşekkürler. Kendi ekmeğini çıkaran kişilere hep çok saygı duymuşumdur. Tabi yolu yordamıyla. Sevgiler saygılar

  • lavyelas hocam bravo yine çok güzel samimi bir yazı olmuş. bende kaç gündür bu raporu merak ediyordum. Kıza karşı kimsenin aklına gelmiycek çok yaratıcı bir açılış yapmışsınız,o andan sonra da çok sabırlı ve planlı hareket ederek kızın sizin masanıza kendi kendine oturmasını sağlamışsınız. Yazınızın sonunda kadın kaçar erkek kovalar yazmışsınız ama bu olayda öncelikle kadına karşı bir değer yaratıp onun sizi kovalaması sağlamışsınız. çok başarlı olmuş…

  • @Lavyelas bir hemşeri oluyoruz seninle. hikayeni okurken resmen gözümde hatunu ve ortamı canlandırdım. gerçekten güzel bir anı olmuş. tebrik ederim ayrıca 🙂